Loading
Pzt - Cmt: 09:00 - 20:00
Tireli & Savaş Hukuk BürosuTireli & Savaş Hukuk BürosuTireli & Savaş Hukuk Bürosu
0232 484 00 07
Park Office - Bayraklı / İZMİR

Nişanın Bozulması Nedeni ile Hediyelerin İadesi

Nişanlanma, aralarında evlenme engeli bulunmayan iki kişinin evlenme vaadiyle yaptıkları bir ön sözleşmedir. Nişanlanma için bir yaş sınırı bulunmamaktadır(yasal temsilcilerin rızasının olması şartıyla). Tarafların ayırt etme gücüne sahip olmaları yeterlidir. Nişanlılığın kurulmasında belli bir süre şartı bulunmamaktadır. Bu kapsamda taraflar hiçbir sınırlama olmadan nişanlılık süresini belirleyebilir.

Nişanlan törenleri sırasında örf ve adetlerimiz gereği taraflar ve aileleri birbirlerine bazı hediyeler vermektedir. Nişanın bozulması halinde bu hediyelerin ne olacağı hususu merak edilmektedir. Nişanın bozulmasının 3 ayrı hukuki sonucu vardır. Bunları maddi tazminat, manevi tazminat ve nişan hediyelerinin iadesi olarak sıralayabiliriz.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesinde ‘’ “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.” Olarak düzenlenmiştir.

Eğer nişanda verilen hediyelerin geri verilesiyle ilgili bir dava açmak istiyorsanız nişanın bozulmasından itibaren 1 yıllık süre içerisinde bu davayı açmak zorundasınız. Bu tip davalarda hangi tarafın kusuruyla nişanın bozulmasına sebebiyet verdiği gözetilmez. Bunun dışında; hediyelerin geri istenebilmesi için hediyelerin alışılmışın dışında olması şartı aranmaktadır. Peki, alışılmışın dışında hediye kavramı neyi ifade etmektedir? Bu hususla ilgili olarak; bir hediyenin alışılmış sayılması için yörenin örf ve adetlerine göre verilmiş olması ekonomik değerinin de çok yüksek olmaması gerekir. Hediyenin ekonomik değerinin yüksekliğini belirleyen kriter ise; tarafların maddi durumlarıdır.

Alışılmış hediyeler kavramıyla ilgili olarak pek çok Yargıtay kararı mevcuttur. Bir Yargıtay Kararında; ‘’ Kullanılmakla eskiyen ya da tüketilen eşyaların mutad he­diye kabul edilerek iadesine karar verilemez ise de, altın ve ziy­net eşyaları mutad dışı hediye kabul edilerek iadesine karar vermek gerekir. ‘’ (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 6843/7705 11.07.2005) olarak karar vermiştir.

 Yine başka bir kararda ‘’ Nişan yüzüğü dışındaki ziynet mutat hediye olmayıp iadesi gerekir.’’ ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 13785/13931 16.12.2004) olarak karar verilmiştir.

Ancak tekrar üstünde durmak gerekirse alışılmış hediye – alışılmışın dışında kavramlarını ifade eden şey tarafların maddi durumlarıdır. Kimi durumlarda nişan yüzüğü dışındaki ziynet eşyalarının iadesi söz konusu olurken, kimi durumlarda bu hiç söz konusu olmayabilir. Mahkeme, bu tip davalarda tarafların sosyal ve ekonomik durum tespitlerini yapmaktadır.

Ancak düğünde takılan takılar gibi nişanda takılan ziynet eşyalarının da kadına ait olduğu ile ilgili İçtihat birliği mevcuttur.

Yine belirtmek gerekir ki; hediyelerin iadesi davası haricinde maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız mevcuttur.


Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakárlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle de yükümlü. Örneğin; ev tutulması ve ev için yapılan harcamalar, yüksek meblağlı gelinlik vs. masrafları, düğün salonunun tutulması vs.

Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini de talep edebiliyor.

Unutulmamalıdır ki; maddi ve manevi tazminat davalarında hediyelerin geri verilmesi davalarından farklı olarak tarafların kusurları gözetilmektedir.

Bizi Arayın