Loading
Pzt - Cmt: 09:00 - 20:00
Tireli & Savaş Hukuk BürosuTireli & Savaş Hukuk BürosuTireli & Savaş Hukuk Bürosu
0506 691 0917
Park Office - Bayraklı / İZMİR

Kasko Hasarında Alkollü Araç Kullanımı Savunması: Sigortacının Ret Kararı Ne Zaman Haklıdır?

  • Anasayfa
  • Makaleler
  • Kasko Hasarında Alkollü Araç Kullanımı Savunması: Sigortacının Ret Kararı Ne Zaman Haklıdır?
Kasko Hasarında Alkollü Araç Kullanımı Savunması: Sigortacının Ret Kararı Ne Zaman Haklıdır?

Türkiye’de hususi otomobil sürücülerinin 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanması yasaktır; diğer araç sürücüleri bakımından ise sınır 0,20 promildir. Yasal sınırın üzerinde alkol tespit edilmesi trafik mevzuatı bakımından idari ve şartları varsa cezai sonuçlar doğurabildiği gibi, meydana gelen kazanın kasko teminatı kapsamında olup olmadığı konusunda da uyuşmazlığa yol açabilir. Ancak yasal alkol sınırının aşılmış olması, tek başına kasko tazminatının her durumda reddedilebileceği anlamına gelmez. 2026 yılında da sigorta şirketleri alkollü araç kullanımı gerekçesiyle kasko ödemelerini reddetmeye devam ediyor. Ancak bu ret kararlarının hukuken her zaman haklı olduğunu söylemek mümkün değil. Kasko poliçesi bulunan bir sürücünün alkol nedeniyle hasarının karşılanmaması durumunda hangi haklara sahip olduğunu bilmesi, itiraz sürecinin seyrini büyük ölçüde değiştiriyor.

Kasko Genel Şartları Alkollü Kullanımı Nasıl Ele Alıyor?

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yürürlüğe konan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.5 maddesi, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında meydana gelen zararları teminat dışında kalan hâller arasında düzenlemektedir. Bununla birlikte Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması tek başına tazminatın reddi için yeterli kabul edilmemekte; kazanın meydana gelişinde alkolün münhasıran etkili olup olmadığı ayrıca araştırılmaktadır. Şöyle bir örnek düşünelim. Bayraklı’da seyir halindeyken karşı şeritten gelen bir aracın ani şerit ihlali sonucu kaza yapan ve alkol muayenesinde sınırın üzerinde çıkan bir sürücünün hasar talebini sigorta şirketi tek gerekçeyle reddedebilir mi? Bu sorunun cevabı, kazanın gerçek oluş biçimine bakılmadan verilemez.

Sigorta şirketlerinin bu maddeyi genel şartlara koymasının arkasında, alkolün refleksleri ve karar verme kabiliyetini önemli ölçüde zayıflattığı, dolayısıyla rizikoyu artırdığı yönündeki bilinen gerçek yatıyor. Ancak bir hükmün genel şartlarda yer alması, her somut olayda otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmez. Alkollü kullanım nedeniyle hasarın teminat dışında kaldığını ileri süren sigortacının, yalnızca sürücünün alkol seviyesine değil, kazanın meydana geliş biçimine ilişkin delillere de dayanması gerekir. Nitekim TTK m.1409/2 uyarınca, sözleşmede öngörülen bir rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Yargıtay uygulamasında da alkollü kullanım ile kaza arasında münhasır illiyet bulunup bulunmadığı somut olayın özelliklerine göre araştırılmaktadır. Bu yorum ilkesi, alkol gerekçeli ret kararlarının her zaman sıkı bir denetimden geçmesi gerektiğini gösteriyor.

Sigortacının Ret Gerekçesi Ne Zaman Haklı, Ne Zaman Değil?

Teminat dışı kalma hükmünün işleyebilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması aranır. Yani sürücünün alkollü olması tek başına yeterli değildir, alkol ile kaza arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulmalıdır. Tek taraflı bir kaza düşünelim. Sürücü hiçbir dış etken olmadan direksiyon hakimiyetini kaybedip refüje çarpıyor ve alkol seviyesi yüksek çıkıyorsa, burada illiyet bağı güçlüdür ve ret kararı haklı sayılabilir. Buna karşılık karşı aracın kusuru, yol bozukluğu veya beklenmedik bir engel gibi başka bir neden kazaya asıl sebep olmuşsa, sırf alkol raporu var diye yapılan ret kararı hukuken tartışmaya açık hale gelir.

İspat Yükü Kimde? Sigortalının mı, Sigortacının mı?

Alkollü araç kullanımı nedeniyle kasko teminatının dışında kalma tartışmasının merkezinde, sürücünün kazayı kasten gerçekleştirip gerçekleştirmediği değil, Kasko Genel Şartları A.5.5 kapsamındaki alkollü kullanım ile meydana gelen zarar arasındaki nedensellik bağı bulunmaktadır. Sürücünün bilerek alkollü araç kullanması, kazayı da kasten meydana getirdiği anlamına gelmez. Bu nedenle kasko uyuşmazlığında asıl olarak sürücünün alkol seviyesinin yanında kazanın oluş biçimi, tarafların kusur durumları ve kazaya etki eden diğer faktörler incelenmelidir. kast ile kusur farklı hukuki kavramlardır ve sigortacı teminat dışı kalma istisnasına dayandığı için genel ispat kuralı gereği bu bağlantıyı kanıtlamakla yükümlüdür. Sigortalının ise elindeki kaza tespit tutanağını, varsa bilirkişi raporunu ve trafik kamerası kayıtlarını saklaması, bu ispat sürecinde belirleyici rol oynar.

Genel ispat kuralı da bu yaklaşımı destekliyor. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi, bir vakıaya dayanarak lehine hukuki sonuç çıkaran tarafın o vakıayı ispatla yükümlü olduğunu düzenler. Teminat dışı kalma istisnasına dayanarak ödeme yapmayan taraf sigortacı olduğuna göre, alkol ile kaza arasındaki bağlantıyı ortaya koyma yükü de sigortacının üzerindedir. Sigortalının yalnızca poliçesinin geçerli olduğunu ve hasarın gerçekleştiğini göstermesi yeterlidir, istisnanın koşullarını çürütmek zorunda değildir.

Gece kaza sonrası aracın yanında düşünceli bekleyen sürücü
Ret kararına itiraz süreci, doğru delillerin zamanında toplanmasıyla başlar.

Ret Kararına İtiraz Sürecinde İzlenecek Yol

Sigorta şirketinden ret yazısı gelen bir sürücünün ilk yapması gereken şey, ret gerekçesinin somut delillere mi yoksa yalnızca alkol raporuna mı dayandığını incelemektir. Örneğin ret yazısında “kaza tutanağına göre karşı araç kusurlu bulunmuştur ancak sürücümüzün alkollü olması nedeniyle ödeme yapılamamaktadır” ifadesi varsa, bu gerekçe illiyet bağı yönünden zayıftır ve itiraza son derece açıktır. Ret kararından sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru düşünülüyorsa, öncelikle sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerekir. Talebin tamamen veya kısmen reddedilmesi yahut sigorta kuruluşunun başvurudan itibaren 15 iş günü içinde yazılı cevap vermemesi hâlinde, diğer başvuru şartları da mevcutsa Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edilebilir. Kasko ihtiyari bir sigorta olduğundan, sigorta şirketinin tahkim sistemine üyelik durumu ve rizikonun üyelik tarihinden sonra gerçekleşip gerçekleşmediği de kontrol edilmelidir. Tahkim dışında görevli mahkemede dava açılması seçeneği de somut uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bilirkişi incelemesi, bu süreçte kazanın gerçek nedenini teknik olarak ortaya koyan en güçlü araçtır ve genellikle sonucu belirleyen unsur haline gelir.

Bu aşamada zamanla yarışmak da önemlidir. Kasko sözleşmesinden doğan talepler için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi uyarınca genel zamanaşımı süresi iki yıldır. Sürücü, ret kararına itiraz etmeyi ertelediği her ay bu süreyi tüketir. Örneğin ret yazısını aldıktan sonra aylarca sadece sigorta şirketiyle yazışmayı sürdürüp resmi bir başvuru yapmayan bir sigortalı, farkında olmadan tahkim veya dava yoluna başvurma hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle ret kararına karşı harekete geçme kararı mümkün olan en kısa sürede alınmalıdır.

Sonuç: Ret Kararı Karşısında Ne Yapılmalı?

Alkollü araç kullanımı gerekçesiyle gelen bir kasko ret kararı, otomatik olarak kabul edilmesi gereken bir sonuç değildir. Sürücünün izlemesi gereken yol belli bir sıra izlemelidir. Aşağıdaki adımlar bu süreçte yol gösterici olabilir.

  • Kaza tespit tutanağını ve varsa kamera kayıtlarını kaza anında mutlaka temin edin
  • Alkol raporunun usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğini kontrol edin
  • Sigortacının ret yazısındaki gerekçeyi, illiyet bağı kurulup kurulmadığı açısından değerlendirin
  • Gerekiyorsa bağımsız bir bilirkişi incelemesi talep edin
  • Sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava yoluna başvurmayı değerlendirin

Bu süreç teknik ve hukuki değerlendirme gerektirdiğinden, somut olayınızın özelliklerine göre bir değerlendirme yapılması her zaman en sağlıklı yaklaşımdır.

Sigorta hasar dosyası ve araç anahtarı masa üzerinde
Hasar dosyasının incelenmesi, ret kararına itiraz sürecinin ilk adımıdır.

Yasal Uyarı

Bu blog yazıları genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut hukuki durumunuz için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.
Son güncelleme: Eylül 2026

Leave A Comment

Bizi Arayın